
Doğum yeriniz -pardon kütüğünüz- İstanbul Ankara İzmir dışında bir şehirse, daha rahat anlayacaksınız beni..
Yemek mi yiyorsunuz dışarıda, garson sizinle biraz yakinen mi ilgilendi... Annenizden/babanızdan o kaçınılmaz soru gelir;
''Oğlum nerelisiniz siz?''
Aynı bölgede bile olsanız yetti... Hemşehrisiniz artık!
Elbise alınacak, tezgahtar kız da pek şeker, etrafınızda dolanır durur... Ama anneanneniz durmaz!
''Memleketiniz neresi hanım kızım?''
Taksicilerle girilen sorgu-sualin derinliği ayrı yazı konusu.. Ama mutlaka memleketten girilir hadiseye.
Bu kütük araştırma çabalarını yıllarca ''Ne o, kayıp akraba arar gibi memleketlerini sorup duruyorsunuz?'' diye reddettim, an-la-ya-ma-dım...
Tabii bu dündü.
Gelelim bugüne, bugünkü bene.
Londralı bir Türk'üm.
Tanıştığım her yabancıya sorduğum ilk soru ''Where are u from?'' , Türk'e de 'Nerelisiniz?' oluyor.
Daha da tuhafı her seferinde öyle köprüler bağlantılar kuruyorum ki memleketler arasında, mutlaka bir hemşehrilik buluyor, sonra da kendi çabama şapka çıkarıyorum!!!
Galiba yaşlanıyorum. Hem artık yemek de seçmediğime göre!!!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder